Solakadam

2. Dönem (Şubat ve Mart), 1 Haftalık Bahar Tatili (Hiroshima, Miyajima….)

Merhabalar herkese,

Arayı yine biraz uzattık sanki? Uzattık uzattık yalan yok, tamamen benim eşekliğim, bir türlü bir tarafımı kaldırıp bilgisayar başına geçemememden. :) Hoş aslına bakarsanız bahar tatili hariç çok farklı şeyler yapmadım ilk dönemle kıyasla. Kısaca ufak tefek değişimlerden bahsedeyim. Herşeyden önce belirtmem gerek, 2. dönem gelen yeni değişim öğrencilerinin yarısından çoğu Amerikalı ve ”mal Amerikalı” tanımına uyan zat büyük bir kısmı. O bakımdan yurdun atmosferi geçen döneme kıyasla biraz daha kötü. Gerçi her şekilde zaten yakın olduğum insanlarla muhattap olmaya devam etsem de atmosfer diyorum ya, o işte biraz değişik geçen döneme göre. Bunun dışında Japonca seviyem konuşma alanında 7, yazma okuma alanında 6′ya yükseldiği için Japonca dersleri daha da bir ağırlaştı diyebilirim ama dürüst olmak gerekirse geçen döneme kıyasla dersleri öyle çok iplediğimi söyleyemeyeceğim. Hani gereken kadar çalışıyorum, ama not konusunu bu dönem pek kafaya takmadığım için(2. dönem için kabulümü alma işi aradan çıktığı için) üzerimde bir stres yok, maksat Japonca seviyem gelişsin gelişebildiği kadar.

Havalardan bahsedelim biraz; en basit şekilde Osaka’nın havasının dengesizlik anlamında İstanbul’dan hiçbir farkı yok, hatta İstanbul’a nazaran daha keskin değişimlerin olduğuna bile tanık olmak mümkün. En komik örneği daha dün gündüz ve gece (29 Mart)  kar yağışına tanık olarak yaşadım. Hakikaten tam anlamıyla yolunu şaşırmış bir kar yağışıydı diyebilirim. Hele gündüz 5 dakika serpiştirdi ki aynı anda güneş de vardı. Velhasıl, Mart’ta bir iki kez bahar geldi zannedip sevindirik olduğumuz günler olsa da ertesi gün bastıran soğuk yüzünden avucumuzu yalayıp oturduk. O yüzden bahar geldi demiyorum, soğuk hala. Yarın yazı andıran bir gün olsa yine demeyeceğim çünkü yeter havalar güzelleşti diye gaza gelip, kısa süre içinde cevabımı alıp oturmam. :)

Ve en güzel kısma gelirsem, 6 gün çok güzel seyahat ettim. Tamamen tek başıma, sırt çantamı alıp kafama göre istediğim yerde istediğim şekilde durarak harika zaman geçirdim. Tabi tek başına olmanın en güzel avantajı tamamen özgürsünüz, istediğiniz yere gitmekte, istediğiniz yerde kalmakta, istediğiniz kadar kalmakta vs vs… Gezinin ilk durağı Hiroshima oldu. Hiroshima’da geçen dönemden çok iyi arkadaşım olan Maki ile buluştum. O sağolsun gezinin Hiroshima kısmına eşlik etti. Hiroshima’da ilk durak olarak şehre çok yakın bir ada olan Miyajima’ya gittik ve şansımıza o gün yılda bir yapılan festivale denk gelmişiz. DSCF0966Geleneksel kıyafetleriyle törende bulunan yaşlı genç pek çok Japon’a rastlamak çok ilginç oldu. Miyajima deyince en ünlü kısmı, aynı zamanda dünya kültür miraslarından birisi olan Itsukushima Tapınağı. Niye bu kadar ünlü derseniz, normalde suyun içinde bulunan bu tapınak, gün içinde gelgit etkisiyle denizin çekilmesiyle DSCF0890beraber yanına gidilip dokunulası bir hal alıyor. Her gün gerçekleşmeyen birşeymiş aslında ama benim şansıma gittiğimiz gün oldu, bu tecrübeyi de yaşamış oldum bu sayede. Fotoğraflarda evvelki ve sonraki halini bizzat görebilirsiniz.  Aynı zamanda Miyajima adasının tepesine teleferikle çıkıp harika manzaralar yakalama olanağımız da oldu aynı gün zarfında.

CIMG0287

Kısaca dolu dolu bir günün ardından ertesi günkü durağımız atom bombası müzesi ve bombanın atıldığı zamandan kalan ve koruma altındaki zamanın işmerkezi olarak kullanılan binası Genbaku Dorm oldu.

CIMG0307

Atom bombasının ne olduğunu ve etkileri malumumuz. Ama neyin nasıl olduğunu direk gerçekleştiği yerde öğrenince daha kötü vuruyor gerçekler yüzünüze. Velhasıl Hiroşima’nın 1 gün önce ve sonra çekilmiş fotoğraflarını görünce akıl baştan gidiyor. Koskoca şehirde 3, bilemedin 4 tane bina kalmış. Bombanın atıldığı bölgenin 1 km kare etrafındaki hemen herkes olay anında ya da 1 gün içinde can vermiş. Ama en etkileyiici kısmı yerle bir olan şehir çok çok kısa bir zaman içinde yaralarını sarmış ve tekrar kurulmuş. Hakikaten saygı duyulası.

CIMG0490

Bu arada gezinin Hiroshima kısmında da, kalan kısımlarında da konakladığım yer her zaman internet kafeler oldu! Evet, bu sadece Japonya’da bulabileceğiniz birşey ama gerçekten harika bir imkan. Otelin yarı fiyatına, kendinize ait küçük odanızda, hem bilgisayar, hem televizyonunuz var. Ortak kullanıma açık duş ve sınırsız meşrubat da cabası. Sadece meşrubat da değil, o kadar çeşit içecek var ki… Üstüne bir de dondurma. Yatacağınız yer bir otel yatağı kadar komforlu olmayabilir ama kesinlikle tecrübe edilmesi gereken birşey Japonya’da. Bir de ek olarak inanılmaz bir medya arşivi var, çizgi romanlardan DVD’ye kadar.

CIMG0343 CIMG0356

Hiroshima gezisi tamamlandıktan sonra Maki ile vedalaşıp kendi yoluma koyuldum. Açıkcası tamamen plansız bir şekilde istasyona gidip, doğaçlama bir şekilde tercihlerimi yaparak sırasıyla Onomichi, Fukuyama, Higashi Fukuyama, Kurashiki, Seto – Hashi ve Himeji’ yi gezdim. Bahsetmeye değer olanlarına gelecek olursak, Kurashiki tarihi bir Japon kenti ve geleneksel evleri ve müzeleriyle meşhur şirin bir yer.

CIMG0740 Şehrin ortasından bir kanal geçiyor. Bu bahsettiğim tabi ki şehrin ”eski” kalan kısmı. Tarihi bölge dışındaki şehir klasik bir Japon şehri konumunda. Şehrin turistik kısmını bitirdikten sonra haritamı incelerken dünyanın en uzun köprülerinden birisi olan Seto köprüsüne 1 saat kadar mesafede olduğumu farkettim ve yine tamamen doğaçlama bir şekilde oraya gitmeye karar verdim. İlk olarak trenle köprüyü geçsem de, köprüyü geçerken güzel fotoğraf çekememe durumunu hesaba katmamıştım ki! Neyse efendim, geçtikten sonra aynı hat üzerinden geri dönerken fotoğraf çekmekle cebelleştiğimi gören bir Japon amca ile muhabbete başladım. Kimsin nerelisin faslından sonra ben köprünün güzel fotoğraflarını nereden çekebileceğimi sordum. Sağolsun tarif etti. Sonra biraz daha muhabbet edip iyice kanka olunca arabasıyla oraya kadar götürebileceğini söyleyince bende bir sevinç tabi. Zira çoktan yorulmaya başlamışım ve anlattığına göre epey kargacık burgacık yollardan geçip yorulmak gerekiyor, tabi ki tabanvayla gidiyorsanız. Neyse Uchiyama amca soş sohbetiyle beraber köprünün çok güzel fotoğraflarını çekebileceğim bölgeye arabasıyla getirdi sağolsun.CIMG0819

Kendisi 62 yaşında, ve zamanında benim yaptığım gibi sırt çantasını alıp gezmişliği olan bir zat. 30- 40 yıl öncelerden. O yüzden sevdi beni sağolsun, bir de yabancı olup Japonca bilince daha bir güzel oldu, tadından yenmedi. Zamanında Türkiye’ye gelmişliği de varmış, İstanbul’a. Bir de eski İstanbul’dan konuştuk tam oldu. :) Sonrasında evine getirip eşiyle tanıştırdı, kahve içip muhabbet ettik. CIMG0885Sonra da istasyona kadar geri bıraktı sağolsun. Her zaman söylerim Allah’ın sevdiği kuluyum diye ama son günlerde daha bir yakından hisseder oldum bu sevgiyi çok şükür ki. Uchiyama san ile tanışmak da bir parçası oluverdi. Gerçekten çok iyi bir insan, ve rastgele tanışmamız gerçekten çok iyi bir tecrübe oldu. Hem köprünün çok güzel fotoğraflarını yakalamam, hem de yöre insanıyla tanışıp bu şekilde kaynaşabilmek adına. İyi oldu, hoş oldu. Osaka’da tekrar buluşmak üzere ayrıldık kendisiyle.

Sıradaki gün takımadaları bağlayan köprüleri bisikletle geçip epey bir yol katetmek istiyordum ama soğuk hava ve şiddetli rüzgarı görünce ”Yav boşver bisikleti, binmediğin şey sanki, Himeji Kalesi’ni görmedin hem daha”  şeklinde bir iç ses zuhur etti ve o ses gelsin die 4 gözle bekliyormuşum ki bir anda vazgeçiverdim bisiklet kısmından. :) Efendim Himeji Kalesi dediğimiz yer Japonya’daki en eski ve büyük kalelerden. O da bir dünya kültür mirası. Son gün yol üstünde Himeji’ye uğrayıp kaleyi gördükten sonra Osaka’ma geri dönüş yaptım.

CIMG0942 Özetle belirtmek gerekirse, hem gördüğüm mekanlar, hem de tecrübe anlamında çok verimli geçtiğini söyleyebilirim bu gezinin. Burada hepsine tek tek değinmedim ama tek başıma olduğum için trende, sağda solda bir sürü farklı yöre insanıyla tanışıp sohbet etme fırsatı buldum. Gezdiğim yerler genelde büyük şehir değil de kasaba benzeri yerler olduğu için insanı da daha sıcakkanlı oluyor ve Japonca da bildiğiniz için daha bir çok seviliyorsunuz. Bunu tecrübe etmek de gerçekten çok güzel bir deneyimdi.

Velhasılkelam, Osaka’ya döndük, bekleyen ödevler ve derslerin arasına. Hoş, en başta da belirttiğim üzere dersleri ilk dönem kadar sallamıyorum ne yalan söyleyeyim. Yine de üzerinizdeki psikolojik baskı da pek güzel birşey değil. :)

Kısaca şimdilik böyle işte. Çok uykum olduğu için bazı detayları atladım, özetin özeti gibi oldu bu yazı ama idare ediniz lütfen. :)

Son olarak diyeceğim, son zamanlarda ekstradan bir mutluyum, herşey gözüme güzel görünüyor. Bu gezi de bundan payını aldı pek tabi ki.

Hepinize sevgi ve selamlar.

Hoşçakalın şimdilik.


2. Dönem (Şubat ve Mart), 1 Haftalık Bahar Tatili (Hiroshima, Miyajima….) İÇİN YAPILAN YORUMLAR

9 yorum for “2. Dönem (Şubat ve Mart), 1 Haftalık Bahar Tatili (Hiroshima, Miyajima….)”

  1. Genişgüzel gezmişsin ama çoooooooooook güzel şeylerle karşılaşmışsın, sevindim!!! Hem Miyazima’da her gün olmayan olaylarla hem de Seto-Oğhasi’de Uciyama beyle… ne güzel gezi olmuş… fotoğraflar da güzel çekmişsin :) ) Japonca öğrenmek önemli de bunları yaşamak daha da önemli ve anlamlı bence. Neyse detayları daha sonra anlat bana. :) )

    Gönderen özgürkuş | Mart 31, 2010, 09:45
  2. merhaba oglum helal olsun sana ne guzel yasıyorsun yapmıs oldugun bu gezıyıde cok sevdım guzel yerler guzel ınsanlar sana bu fırsatı veren rabbıne sukrunu hıc bır zaman unutma oglum oldumu senı cooooooooooooooooook seven annen allaha emanet ol optuum

    Gönderen Ayşe AYDIN | Nisan 9, 2010, 00:32
  3. İmrenmemek elde değil. Genelde tanıştığın insanlar bu kadar sıcakkanlı mı?.

    Ayrıca internet kafede kalma olayı da ilginçmiş. Hoşuma da gitti aslında. Ücretler ne kadar oluyor ?. Yen olarak söylemezsen iyi olur. Ne kadara denk geldiğini bilmiyorum çünkü :D

    Gönderen POLAT | Nisan 10, 2010, 03:40
  4. insanına göre değişiyor abi, ücret konusunu facebookta belirttim zaten :)

    Gönderen solakadam | Nisan 16, 2010, 03:34
  5. heheh canım benim, keşke burada olsanız da beraber gezebilsek… çok ama çok öptüm ikinizi de :)

    Gönderen solakadam | Nisan 16, 2010, 03:35
  6. Solakadam merhaba,

    Ne guzel yazmissin izlenimlerini…Kushimoto’da gecirdigin gunlerin fotograflarini ne zaman koyacaksin?

    Gönderen Hatturi | Haziran 14, 2010, 21:55
  7. merhaba,

    begenmenize cok sevindim.

    kushimoto ve diger bircok gezi ile ilgili fotograflari ve yazilarimi koymayi cok istesem de zamanim su an yeterli olmadigi icin su an koyamiyorum..en kotu ihtimalle 2 ay sonra turkiyeye dondukten sonra koyacagim. umarim okumaya vaktiniz olur. :)

    sevgiler,
    mete.

    Gönderen solakadam | Temmuz 1, 2010, 03:17
  8. Yazı süperdi, bayıldım ama seninle iletişime geçmemiz mümkün mü acaba? Sormak istediği şeyler var, eğer e-mail adresim aracılığıyla benimle iletişime geçersen çok sevinirim…
    Başarılar, iyi çalışmalar.

    Gönderen Abraxas | Temmuz 3, 2010, 01:18
  9. merhabalar, yazıyı beğenmenize sevindim.

    meteaydin3@yahoo.com a yazarsanız ya da kim olduğunuzu belirten bir mesajla beraber h.mete aydin yazip facebooktan eklerseniz tabi ki iletişime geçebiliriz. dilim döndüğünce yardım etmeye çalışırım.

    saygılar,

    mete

    Gönderen solakadam | Temmuz 10, 2010, 05:16

Yorum Yaz!

Künye

2. Dönem (Şubat ve Mart), 1 Haftalık Bahar Tatili (Hiroshima, Miyajima….)
Mart 31, 2010
9 Yorum, Yorum Yaz!

Etiket Bulutu

Japonika Logo
Türk Japon Gönüllüleri Logo
トルコ